Üniversite sınav sıralamasında ilk 15 bini hedefleyen öğrencilerin dikkatine!

Üniversite sınav sıralamasında ilk 15 bini hedefleyen öğrencilerin dikkatine!

Nova Okulları Kurucusu Canan Topsakal,  üniversiteye giriş sınavlarına hazırlanan öğrencilere hiçbir yerde okuyamayacağınız uyarı ve önerilerde bulundu.  Canan Topsakal diyor ki:

“Artık üniversiteye hazırlanma süreci iyi bir mühendislik çalışması gerektiriyor. Bir öğrencinin ‘Ben oturdum, fizik kimya biyoloji çalıştım, bu iş tamamdır, ben üniversiteyi de tıp, mühendislik kazanırım’ demesi sistemi iyi bilmediği anlamına gelir.

Öncelikle sistemi baştan sonra gözden geçirelim. Birincisi üniversite sınavına 2,5 milyon genç girecektir ve mesela tıp fakültesini kazanması için öğrencinin ilk 15 bine girmesi gerekir. Hatta bazı tıp fakülteleri , ilk bin 500, 2 bin ya da en kötü ihtimalle 4 bin 500 sıralamasındaki öğrenciyi fakülteye kabul eder.

 

SINAVA GİRENLERİN 500 BİNİ MEZUN ÖĞRENCİ

Sistemin iyi ve kötü taraflarına bakalım. Önemli mesele  sınava giren 2, 5 milyon kişiden 500 bininin  mezun öğrenci olmasıdır.  

Bu 500 bin öğrenci geçen sene istediği fakülteye giremeyeceği için tercih yapmamıştır.  Mezun öğrencilerin içinde Türkiye’de derecesi 20, 25, 40 bin olan en az 5 bin ile 10 bin arasında öğrenci var…

‘Nereden biliyorsunuz?’ denebilir…

Kendi okulumdan biliyorum.  Benim okulumda da her yıl 20 bininci sırada olup da tercih yapmayan en az 4 ya da 5 kişi oluyor. 

Türkiye’de 10 bin lise olduğu düşünülürse, sayıyı siz hesaplayın… Bütün okullarda aynı sayı olmayacaktır, çünkü bu okulların içerisinde meslek liseleri de var.

 

EN AZ 5 BİN ÖĞRENCİ İLK 10 BİNE GİRMEK İÇİN HAZIRLANIYOR

Ama tahminimce en az 5 bin öğrenci ilk 10 bine girmek için bir yıl daha hazırlanıyordur.

Ve yine geçen seneki gözlemlerime dayanarak söylüyorum ki, geçen sene 20 bininci olup da tercih yapmayan öğrencimiz bu yıl 8 bininci olup tıp fakültesini; 40 bininci olan öğrencimiz bu sene 12 bininci olup Galatasaray Üniversitesi’ni kazandı.

Sonuç olarak: Tıp Fakültesine hazırlanacak öğrenciler, geçen sene Temel Yeterlilik Testi’nde (TYT) 200 puanı geçmişlerse, TYT sınavına girmeyip doğrudan Alan Yeterlilik Testi (AYT) sınavına hazırlanacaklar. 

Kısacası:

TYT’deki hiçbir konuya hazırlanmaları gerekmiyor. Bu da öğrencinin AYT’ye odaklanıp orada ilk 10 bine girme şansını oldukça artırıyor. 

 

BU SENE ÜNİVERSİTE SINAVINA HAZIRLANANLAR NE YAPACAK?

Peki, bu sene hazırlanan öğrenciler bu sorunla nasıl başa çıkacaklar? Bunun için iyi bir mühendislik çalışması gerekiyor.

Öncelikle yapılması gereken şudur.

TYT sınavında 40 matematik, 40 Türkçe, 20 Fen ve Sosyal sorusu vardır. Hemen hemen bütün sorular aynı puandadır. Fakat Tıp Fakültesi’ne hazırlanan öğrenciler sayısal ağırlıklı oldukları için Türkçe ve Sosyale yeterince önem vermezler. Bence Tıp Fakültesi’ne girecek öğrenciler Türkçe ve Sosyali tam yapmalılar.

Bu onlar için hem çok kolay hem de çok zaman ayırmadan yapabilecekleri bir iştir. Fen derslerine ayırdıkları sürenin üçte biri kadar süreyi Türkçe ve sosyal derslerine mutlaka ayırmak zorundalar.

 

HUKUK FAKÜLTESİNE HAZIRLANANLAR

Aynı şey hukuk fakültesine hazırlanacak öğrenciler için şöyle söylenebilir. ‘TYT de fen sorularının yarısını yapmadan iyi bir hukuk fakültesi kazanamazsınız.

O halde siz de fenden seçerek konu çalışmalısınız ki kimya ve biyoloji bu konuda sizin yöneleceğiniz derslerdir.’

 

SON ÜÇ YILDA ÇIKAN SORULAR ÖNEMLİ 

Üniversite sınavına hazırlıkta dikkate alınması gereken ikinci husus ise şudur; AYT sınavında fizik, kimya, biyoloji sorularına yanıtın Türkiye ortalaması yaklaşık 2 ya da 2,25 civarındadır. 

Matematik ortalaması 12 ile 14 arasında değişir. Öğrencilerin genellikle zorlandıkları sorular geometride gelir. Bu sorularda bilgiyi yorumlama gücü, en önemlisi de bir soruyu da birkaç konunun bilgisiyle çözme yeteneği geliştirilmelidir.

Öğrencilerin bu nedenle son üç yılda çıkmış bütün soruları önlerine koyup, mümkünse odalarının duvarına asıp bu soruların sorulma mantığını anlamaları gerekir.

 

KAVRAMLARI GÖZARDI EDEREK SORU ÇÖZÜLMEZ!

Şahsi deneyimlerimden elde ettiğim sonuç şudur ki, yeni nesil öğrenciler, kavramları göz ardı ederek soruları çözebileceklerini sanmaktadır. Bunu başaramazlar. 

Öğrenciler, her konuyu oluşturacak kavramı; iyi bir içerik beslemesiyle genişleterek düşünce sistemlerini baştan sona yenilemek mecburiyetindeler. 

Sonuç olarak bu yıl üniversite sınavına ilk kez girecek öğrenciler, bir önceki yıl sınava girip tecrübe sahibi olmuş öğrencileri geçmek istiyorlarsa; daha az uyuyup daha çok çalışmak ve daha teknik araştırma yapmak zorundalar. 

Öğrencilere bir önerim de şudur; ‘Çok sayıda soru yerine nitelikli soru çözün. Aynı tür sorularla zaman harcamayın. Kavramlara dikkat edin ve kavramları yorumlayın.’”