Nova Okulları Kurucusu Canan Topsakal’ın Nova Gazete’de yayımlanan köşe yazısı: ‘Eğitim diplomadan değerlidir!’

Nova Okulları Kurucusu Canan Topsakal’ın Nova Gazete’de yayımlanan köşe yazısı: ‘Eğitim diplomadan değerlidir!’

Ülkemizde eğitim konusunda konuşmak tabudur.

Çünkü eğitime büyüklerimiz karar verir, bizim aklımız çok ermez!

“Peki, hocam o halde siz hala neden konuşuyorsunuz?” derseniz; kırk yıldır insan eğitmeye çalışıyor olduğumdan olabilir…

Öncelikle şu cümle ile yola çıkmak isterim. Eğitim derken üniversiteye öğrenci yollama oranına bağlı olarak başarımızı ölçmek üzerine kurguladığımız bir sistemi konuşmaktan bahsetmiyorum.

Ben insan eğitmeyi konuşmak istiyorum.

Eğitim nedir?
Bence;

“Eğitim, sokaklara çöp atmamak ve tükürmemektir.

 Eğitim, kadın dövmeyi aklının ucundan geçirmeyen erkek evlatlar ile çocuğunu dövmeden büyütme sabrını gösterecek anneler yetiştirmektir.

 Eğitim, bir toplumun birlikte yaşama becerisini üst düzeye taşımak ve birbirlerini dinleyen, birbirlerinin fikirlerine katılmasa da birlikte oturup sohbet edebilen bireyler yetiştirmektir.”

‘EĞİTİM DİPLOMADAN DAHA BÜYÜK BİR ŞEYDİR!’

Bir ülkede sosyal barışın temeli eğitimle atılır…

Ülkede trafik kurallarına uymak ilkokulda öğretilir…

Hatta bazı ülkelerde hiç kontrol edilmeyen metro ulaşımında biletsiz seyahat etmemek; eğitilmiş bir toplumda görebileceğimiz bir davranış tarzıdır.

Eğitim oturduğun koltuğa değer katmak, kimse seni denetlemese de kendi denetimini yapacak sorumlulukta davranmaktır.

Eğitilmiş insanın kurnaz olma gereksinimi yoktur. Kurnazlıkla karşı tarafı dolandırmak az bilen cahillerin işidir.

Kısacası, “Eğitim diplomadan daha büyük bir şeydir!”

Şimdi sert bir cümle kuralım:

Kaçımız eğitim istiyoruz?  Hepimizin tek derdi var çocuklarımızın üniversite sınavında diğer öğrencilerin önüne geçmesi.

Hatta ve ne yazık ki bazı eğitim kurumlarında ülkemin çocukları birbirine rakip olarak gösterilmekte…

Bence büyük sakatlığın başladığı yer burası.

‘RAKİP OLARAK YETİŞEN ÇOCUKLARDA EKİP RUHU OLUR MU?’

Aynı ülkede yaşayan insanlar birbirinin rakibi olarak yetiştirilirse iş hayatında ya da ekonomik hayatta nasıl ekip ruhunu oluşturacaklar?

Bizde neden ticari ortaklıklar yürümez ve ortak projeler yapmakta çok zorlanırız?

Sizce bunun nedeni daha 8’inci sınıftaki bir çocuğun tek derdinin sınav olması olamaz mı?

Peki, sınav yapmayalım mı?  Elbette ölçme ve değerlendirme dünyanın bütün eğitim kurumlarında kullanılan bir yöntemdir.

İtirazım sınav olmaya değil…

İtirazım sınavın dışında hiçbir şey ile uğraşmamaya!..

İtirazım bir öğrenciyi 5- 6 saatlik bir sınav maratonu sonucuyla etiketlemeye…

En büyük itirazım 8’inci sınıftaki bir çocuğa “Sen başarılı olamadın” demeye…

40 yıllık öğretmenlik hayatımda sayısız kez duyduğum bir cümleyi sizinle paylaşmak istiyorum.

‘SINAVDA İSTEDİĞİMİZ SONUCU ALAMADIK’

Liseye geçiş sınavında istediği puanı alamayan yüzlerce veliden şu cümleyi duydum:

‘’Hocam biz sınavda istediğimiz sonucu alamadık!..”

Ben de her seferinde bu sözleri ilk kez duyuyormuş gibi şaşırarak biraz da ciddiyeti arttıran bir ses tonuyla “Pardon siz kimsiniz? Siz de mi kızınızla aynı sınava girdiniz?” diye sorarım…

Çocuğunun başarısızlığında kendi çocukluğuna dönerek tekrar üzülen bir sürü yetişkin…

Farkındaysanız ülke sınavlara kilitlediği çocukların birey olarak yetişmesine engel olmak için elinden geleni yapıyor.

Ve kızacaklar eminim, ama velilerin bir kısmı da buna hiç itiraz etmiyor.

Sizce bir ülkenin evlatlarına bunu yapması doğru mu?

12 yıl boyunca yalnızca akademik başarıya endekslenmiş bir toplumdan araştırmacı çıkar mı?

Bilim insanı yetiştiremeyen bir toplum katma değeri yüksek üretim yapabilir mi?

Sanatçı yetiştiremeyen bir toplumdan gülümseme çıkar mı?