Fizik biliminin büyük uğraşısı: Nötrinodan kainata; en küçükten en büyüğe!

Fizik biliminin büyük uğraşısı: Nötrinodan kainata; en küçükten en büyüğe!

Nova Okulları Fen ve Anadolu Lisesi Aziz Sancar Konferans Salonu’nda düzenlenen etkinlikte Bursa Uludağ Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği  Elektronik Anabilim Dalı öğretim üyelerinden Prof. Dr. Atilla Aydınlı’yı konuk etti.

Toplantıda söz alan Nova Okulları Kurucusu Canan Topsakal okul olarak bilime verdikleri öneme vurgu yaparak, öğrencilerin isteği doğrultusunda Prof. Dr. Atilla Aydınlı’yı okula söyleşi için davet ettiklerini söyledi. Fizik dersinde okutulan konuların pekiştirildiği bu etkinlikte Nova Okulları’ndan çıkacak yeni bilim insanlarının hedeflendiğini anlatan Canan Topsakal  öğrenmenin merakla ve soru sormakla başladığına dikkak çekti.

Prof. Dr. Atilla Aydınlı Nova Okulları öğrencilerine “(En) Küçükten (En) Büyüğe” başlıklı sunumunda en küçük parçacık olan nötrino ile en büyük parça olan kâinatın çözülmeye çalışıldığını söyledi. “Merak” ve “Soru sorma”nın öğrenmeye ve bilime giden yolu açtığını belirten Prof. Dr. Aydınlı “Aslında bu konu doğrudan benim alanım değil. Ama merak ettiğim bu nedenle de çok yoğun okuma yaptığım bir alan” diye konuştu. Türkçenin bilim dili olabileceğini savunan Prof. Dr. Aydınlı günümüzde bilginin 12 saatte ikiye katlandığını da anımsattı.

“Niçin evrende hiçbir şey yerine bir şey var?” sorusunu soran Prof. Dr. Atilla Aydınlı “Bu soru kozmolojiden çıkıyor. Kozmolojide standart model hemen her şeyi açıklayan bir teori yıllardır yüz yerde yüzlerce bilim insanının çalıştığı bir meseledir” dedi.

 

NÖTRİNOLARIN KEŞFİ

“Büyük patlama oldu, enflasyon dönemi başladı. Ama madde ve karşı madde eşit olarak yaratıldı. Eşit miktarda madde ve anti madde olmalıydı” diyen Prof. Dr. Aydınlı madde ve anti madde alanında dünyanın çeşitli yerlerinde yüzlerce bilim insanının çalıştığını anlattı.

En küçük parçacık olan Nötrino hakkında bilgi veren Prof. Dr. Atilla Aydın “1931’de Wolfgang Pauli, nötrinoların varlığına ilişkin ilk şüpheleri ortaya koydu, deney sonuçlarına göre var olması gereken yüksüz ve hafif bir parçacığı gündeme getirdi. .1934’te ise Enrico Fermi, Beta Bozunum Kuramı’nı ortaya attı ve Pauli’nin öne sürdüğü parçacığın adını İtalyanca küçük nötr şey anlamına gelen nötrino koydu. İlk Nötrino 1956’da gözlemlendi” diye konuştu.

HİGGS BOZONU

Nötrinonun en küçücük parçacık olduğunu ve kütlesinin bilinmediğini anlatan Prof. Dr. Aydınlı anti nötrinonun da bulunduğunu anlattı. Ve nötrinoların protonun nötrona dönüşmesi sırasında ortaya çıkan Elektron nötrino;  müon bozulmaları sırasında oluşan müon nötrino ve Tau nötrino formları olduğundan söz etti.  Prof. Dr. Aydınlı “Tau nötrino varlığı en son bulunan nötrino formudur. Ayrıca Standart Model çerçevesinde Higgs Bozonu ile beraber bulunan son iki parçacıktan biridir” diye konuştu.

Higgs Bozonu’na da değinen Prof. Dr. Aydınlı, ilk olarak 1960’lı yıllarda Peterg Higgs ve François Englert’in gündeme getirdiğini; Higgs bozonunun varlığına işaret eden ilk sonuçların 2010’larda CERN’de yapılan deneylerde elde edildiğini ve 2013’te varlığından emin olduklarını açıklayan iki bilim insanının ve bu nedenle de Nobel Fizik Ödülü aldığını paylaştı.

 

HER GÜN ÜZERİMİZDEN TRİLYONLARCA NÖTRİNO GEÇİYOR

Nötrinolarla ilgili yüzlerce bilim insanının çalıştığını belirten Prof. Dr. Atilla Aydınlı “Nötrinolarla uğraşmak zor. Hiçbir şeyle etkileşmiyor. Her gün üzerimizden trilyonlarca nötrino geçiyor. Ama etkileşmiyor. 100 bin yılda bir bedendeki bir atoma çarpıyor. Nötrinolar en yoğun şekilde güneşten, galaksilerden geliyor. Önümüzdeki 10 yıllarda bu alanda muazzam keşiflerin yapılacağını öngörüyoruz. Şu anda nötrinoların yapısını tam bilmiyoruz. Farklı nükleer reaksiyonla çıkıyorlar, yol boyunca değişiyorlar” diye konuştu.

Nötrinoların izlenebilmesi için çok sayıda gözlemevi olduğunu ve buradaki dedektörlerle nötrinoların izlendiğini anlatan Prof. Dr. Aydınlı, gözlem evlerinden birinin de Antarktika’da olduğuna dikkat çekti.  Buzların üstüne kurulan Gözlemevinde  17 metre aralıklarla 1400 metre ve 2 bin 450 metre derinlikte yüzlerce dedektörler olduğunu anlatan Prof. Dr. Atilla Aydınlı  böylece  buzun içinde etkileşen nötrinoları gözlemlendiğini paylaştı. Bilim insanlarını Antarktika’ya kadar götüren şeyin merak olduğunu anlatan Prof. Dr. Aydınlı öğrencilerin sorularını da yanıtladı.