Dr. Doğu Taşkıran; Metaverse / ‘Sanal evren ve gerisi’

Dr. Doğu Taşkıran; Metaverse / ‘Sanal evren ve gerisi’

Nova Fen ve Anadolu Lisesi çok amaçlı salonunda düzenlenen Fizik Sempozyumu’nun ilk oturumunda Kanada’dan online katılan bilgisayar oyunları ve metaverse alanında küresel ölçekte başarılı projelere imza atan Dr. Doğu Taşkıran “Sanal Evren ve Gerisi” temalı sunum gerçekleştirdi.

Nova Fen ve Anadolu Lisesi Fizik Sempozyumu’nu Nova Okulları kurucusu Canan Topsakal, Prof. Dr. Vahide Savcı, okul yöneticileri, eğitmenleri ile 9. Ve 10. Sınıf öğrencileri izledi. Dr. Doğu Taşkıran konuşmasına yaşam öyküsünü özetleyerek başladı. 1980 yılında İzmir’de dünyaya geldiğini belirten Dr. Taşkıran erken yaşta bilgisayar oyunlarının içine girdiğini söyledi. Dr. Doğu Taşkıran “O yıllarda bilgisayar oyunları revaçtaydı. Atari salonları vardı. Amcalarım Kore’den bilgisayar parçaları ve oyunları getirirlerdi. İzmir’deki atari salonlarının yarısı aileme aitti, kalan yarısı da cihaz ve oyunları bizden alırdı. Bir gün amcam ‘Sadece oyun oynamakla olmaz, bunu yapman da lazım’ diyerek bana Basic Program kitabı ve bilgisayar verdi. 12 yaşında ilk oyunumu yazdım. Babam resim öğretmeniydi, başka işler de yaptı.  Apple II kullanıp tasarım yapan ilk kişilerdendi. 12 yaşından itibaren kariyer hedefim oyun yapmaktı. ODTÜ’ye başladığım 1998 yılında da hedefim bilgisayar oyunları yapmaktı” dedi.

‘GERÇEKLE SANAL ARASINDA KÖPRÜ OLUŞTURMAK’

O yıllarda Türkiye’de sektörün yeni olduğuna dikkat çeken Dr. Doğu Taşkıran sözlerini şöyle sürdürdü:

“Sektör henüz çok yeniydi. TSK’nın Kara ve Hava Kuvvetlerine simülasyon programları yaptık. Tank, Uçak, araç simülatörü programlayana ekiplerin içinde yer aldım. Ama bilgisayar oyunlarına tutkum hiç bitmedi. FİFA oyununu bilirsiniz. FIFA Electronic Arts’ın bir kolu olan EA Sports tarafından 1993’ten bu yana yıllık çıkarılan futbol oyunu. Ardında 3 bin kişilik bir ekip var; Kanada’dan EA’dan teklif geldi, ‘Yeni bir oyun yapacağız’ diyerek çağırdılar. 2006 yılından itibaren Kanada’da yaşıyorum.”

Kardeşiyle birlikte üç ve dört boyutlu filmler yaptıklarını, kardeşinin ilk 4 boyutlu film yapan ekibin içinde yer aldığını belirten Dr. Doğu Taşkıran, ‘Gerçek ile sanal arasında bir köprü oluşturalım’ diyerek Kanada’da bir firma kurduklarını söyledi.  Kardeşiyle birlikte Türkiye’de mimari sektörün görselleştirilmesine yönelik çalışmalar yaptıklarını anlatan Dr. Taşkıran, 3 boyutlu teknik kullandıklarını ifade etti. Dr. Taşkıran “Sanal gerçeklikle inşaat sektörüne, mimarlara ve firmalara çözümleme getirdik. O binalar oradaymış gibi görselleştirme sağlıyoruz. Sanki bina yapılmış gibi içinde gezdiriyoruz. Ayrıntıları da görebiliyorlar. İnsanları kapılardan geçirerek sanki evin içindeymiş gibi dolaştırıyoruz. Metaverse’nin farklı farklı şeylerini inşa ediyoruz” diye konuştu.

METAVERSE İLOKULDAN LİSEYE EĞİTİMDE KULLANILABİLİR

Edgar Dale’nin öğrenme piramidine atıfta bulunan Dr. Doğu Taşkıran şunları anlattı:

“Edgar Dale’ye göre, kişiler okuduktan 2 hafta sonra yüzde 10’unu, dinledikten 2 hafta sonra yüzde 20’sini; sadece izleyerek 2 hafta sonra yüzde 30’unu hem duyup hem görerek 2 hafta sonra yüzde 50’sini; kendimiz anlatırsak 2 hafta sonra yüzde 70’ini; eğer dramatik sunum yaparsak, ya da oradaymış gibi eğitim yapıyorsanız 2 hafta sonra yüzde 90’ını hatırlıyorsunuz. Her kademedeki eğitimde dersleri 3 boyutlu ortamda izleyebilir hale getirirsek, herkesin yüzde 70, yüzde 90 oranında öğrenmesini sağlayabiliriz. Mesela gezegenler konusunda ilkokul öğrencilerini Mars’ın zeminine götürebiliyorsunuz. Kuzey Kutbu’na gidip hızla buzların nasıl eridiğini görüyorsunuz. Bu süreç yaratıcılığımızı tetikliyor, görselleşme teknolojileri yeni evren yaratıyor. Üniversitedeki tıp öğrencisi hastasının MR sonuçlarını hastasının üzerinde görebiliyor.”

‘GÜÇLÜ MATEMATİK ALGISININ YANINDA FİZİK, KİMYA, BİYOLOJİ VE MATERYAL BİLİMİ ŞART!

Sanal ile gerçeğin buluşması sürecinde farklı verileri, dünyanın farklı yerlerindeki insanların bir araya gelip çalışabildiğini anlatan Dr. Doğu Taşkıran, “Aynı gözlüğü takarak Hindistan’daki, Çin’deki ya da Afrika’daki mühendis, Türkiye’deki bir inşaat firmasında çalışabilir. NASA’da farklı yerlerdeki bilim insanları farklı sorunları birlikte çözebiliyor. Bu teknoloji tüm bunlara imkan tanıyor. Hata da yapabilir ve ders çıkartabilirsiniz. Bu dünyayı eğlenceli hale getiriyor. Gelecek çok büyük problemler içeriyor. Küresel ısınma, çevre kirliliği, sağlık ve gıda krizi var. Bizim yaptığımız bilimi etkin kılmak. ABD’de uçak simülasyonunda 500, 600 saat çalışanlar, gerçek uçakla 10, 15 saat çalışanlara göre daha başarılılar” şeklinde konuştu.

Öğrencilere seslenen Dr. Doğu Taşkıran “Burada amacımız sizin teknoloji kullanımınızı artırmak. Hepiniz farklı sektörde çalışsanız da bu teknolojiyi işinize uygulayacaksınız. Ama bunlar çok öğrenme gerektirir. İyi matematik, iyi fizik, iyi kimya, iyi biyoloji, iyi materyal bilgisi şart! Gelecekte inşaatta çalışacak arkadaşlarınız bile bununla ilgilenmek zorunda. Siz de bunun içine girecek, bir parçası olacaksınız. Bu sizin yaşamınızın normali olacak. Sağlık sektöründen inşaat sektörüne dek hayatın pek çok alanında yer alacak. Akıllı şehir oluşturup otobüsün kaç dakikada geleceğini görüyorsunuz. Örneğin Singapur’da gezintiye çıkıp, yerel yöneticilere öneri getirebilirsiniz.  Bileğinize taktığınız materyalle sağlık sorunlarınızı takip edebilir ve acil durumda derhal ilkyardım alabilirsiniz. Bu teknoloji ile insanların farklı ortamlara girmesini ve daha kolay öğrenmesini, daha verimli yaşamasını sağlamayı hedefliyoruz” dedi.

ÖĞRENCİLERİ MARS’IN YÜZEYİNE GÖTÜREREK DERSİ VEREBİLECEKSİNİZ!

Tüm dünyada herkesin Metaverse’yi yeni yeni öğrenmeye başladığını vurgulayan Dr. Doğu Taşkıran “Metaverse’de Yaratıcılıkları tetikleyen uygulamalar var. Mesela tüm vücutta gezintiye çıkartan uygulamalar var. Fizik dersinde gezegenleri anlatırken o yıldız sistemine ya da bir gezegene gidebiliyorsunuz. Mars’ın neden kızıl gezegen olduğunu Mars yüzeyine götürerek anlatıyorsunuz. Bir nükleer füzyonu üç boyutlu yaratmak çok yararlı oluyor. Bu uygulamaları eğitimde hayata geçirebilmek için öğretmen kadrosunu da eğitmek gerekiyor. Farklı üniversitelerde, eğitim bilimlerinde sanal gerçekliğin eğitime katkısı var. Yeni sistemler çok kolaylaştırdı. Telefonunuz bir uygulama indirip deneysel çalışmalar yapabiliyorsunuz” diye konuştu.

‘TÜRKİYE’NİN ÜRETMEMESİ İÇİN BİR HİÇBİR NEDEN YOK!’

Bir öğrencinin “Bizde, Türkiye’de ne eksik? Neden Kanada’ya gittiniz?” sorusunu yanıtlayan Dr. Doğu Taşkıran, “Bu soruya 15 yıl önce vereceğim cevap bugün farklı. 15 yıl önce Türkiye’de oyun sektörü yoktu. Uzay bilimi ile uğraşırsanız NASA, SpaceX var. Oraya gidersiniz. Ben de bilgisayar oyunu yapmak istiyordum. Altyapısı olan ülke Kanada’ydı. Biz fırsatları Türkiye’de gençlerin önüne nasıl getirebiliriz? Merakı nasıl geliştiririz ve biz bunu dünyaya nasıl götürebiliriz. Türkiye’nin üretim tekniklerini en üst seviyeye getirmesi, patentlemesi, dünyaya satabilir hale getirmesi gerekiyor. Türkiye hizmet sektörüne ağırlık veriyor. Türkiye’nin üretmemesi için hiçbir neden yok!”

‘METAVERSE TEKNOLOJİSİ NEREYE GİDER!’

“Metaverse teknolojisi ne kadar ileri gider” sorusuna yanıt veren Dr. Doğu Taşkıran şunları söyledi:

“Albert Einstein Evren Teorisi’ni bir yere gitmeden oturduğu masada buluyor. Cep telefonu kullanıyorsunuz, hep varmış gibi. Oysa bizim zamanımızda ankesörlü telefonlardan jeton ile görüşürdük. Elektriği ilk bulan bunu ampul için yapmıştı. Biz yaparken gelişiyoruz. Normalde oluşturulamayacak koşulları oluşturmaya çalışıyoruz. Bilgisayar bilimleri eşittir yapay zeka! Turing testi vardır. Bir bilgisayar ile insandan cevap alıyorsunuz. Her ikisini de görmeyen bağımsız gözlemci hangisinin insan, hangisinin yapay zeka olduğunu anlayamaz hale geldiğinde ‘tamamdır’ deniyor. Daha ne kadar iyi oluruz? Nereye giderse!”

Seminere online bağlandığını anımsatan Dr. Taşkıran Metaverse’nin nereye gittiğini şöyle özetledi:

“Şu anda ben size 2 boyutlu bakıyorum, siz de bana iki boyutlu bakıyorsunuz. Oysa biz dünyanı 3 boyutlu algılıyoruz. Biz bu evreye gidiyoruz. İçinde yönetilebilen evren metaverse. Cep telefonu bizi kısıtlıyor. İnterneti giyilebilir hale getirmek! Metaverse’nin gideceği yer budur.”

‘KUZEY KUTBUNA GİTMEK, EVSİZLERİN YAŞAMINI DENEYİMLEMEK / EMPATİ’

Dr. Doğu Taşkıran dijitalleşen dünyada sosyoloji, hukuk, psikoloji gibi bilim dallarına da yer olup olmadığına yönelik soruya şu cevabı verdi:

“Farklı sosyal bilimler için paha biçilmez bir şeye dönüşüyor. İnsanlara empati geliştirmesi için sanal gerçeklik uygulanıyor. Mesela evsiz insanın yaşamına sokan uygulamalara var. Kadının gözünden dünyaya bakmanın zorluğu da görülebilir. Bir çalışanın gözünden insan kaynakları eğitimine dek farklı uygulamalar var. Sanal gerçeklik gözlüğü ile savaşın ortasında kalmış çocuğun duygusunu yaşatabilirsiniz. Suçlunun suç ortamındaki simülasyonu avukatların ya da güvenlik güçlerinin işini kolaylaştırır.”

“Metaverse’nin olumsuz yönlerine yönelik soruyu “Bir bıçak düşünün, aşçının elinde iyidir, katilin elinde ise kötüdür. Metaverse’de zihin kontrolünü isteyen insanlar dün de vardı, bugün de var. Kişinin gerçek hayatla bağlantısı kopar, bu dün de vardı, bugün de var. Sürekli reklam kötüye kullanılabilir. Retinanın arkasına projeksiyon olursa, gözümüzün önüne istemediğimiz görüntüler gelebilir” şeklinde yanıtladı.

‘MATEMATİK ÇOK KIYMETLİ DERS!’

“Öğrencilerin bu yolda ilerlemesi için ne yapmaları gerektiğine yönelik soruyu yanıtlayan Dr. Doğu Taşkıran sözlerini şöyle sürdürdü:

“ODTÜ’de hocalarımız bizi matematiğin farklı alanlarında zorladıklarında, kimya öğrettiklerinde sitem ediyorduk. Bizim işimize yarayacak mıydı? Lineer cebir, matematik dersi vardı, çok zorlanıyorduk. Hep şikâyet ettik. 2’inci sınıfta o dersten kaldım. Ama bütün kariyerimde en önemli şeyin lineer cebir olduğunu bilmiyordum. Farklı dersleri dinleyin, Metaverse’yi tüketen değil üreten olmak için elektronik, bilgisayar, makine mühendisi olabilirsiniz. Ama fizik, veri bilimi, istatistik ve olasılık bilimini de bilmeniz lazım, Çok sıkı matematik bilen insan olmanız şart! Matematik çok kıymetli bir ders. Dünyada ürettiğiniz sürece varsınız. Sadece konuşan değil üreten insanlar olabilirsiniz. Mesela Biontech’in başarısına bakın, en temelde matematik, sonra fizik, kimya ve biyoloji gerekiyor! Bilgisayar oyunları için ise çok iyi gözlem yeteneğinizin olması şart. Vücut anatomisini, nasıl hareket ettiğini bilmeden, bire bir insana benzeyen oyuncuların olduğu bir oyunu yapamazsınız. Arabaların nasıl çalıştığını bilmeden araba yarışı oyunu yapamazsınız.”